www.turkomanie.nl
TÜRK KÜLTÜR MERKEZİ              UTRECHTTÜRK KÜLTÜR MERKEZİ              UTRECHT
ANA SAYFAYÖNETİMTÜRK DÜNYASITÜRK TARİHİÜLKÜCÜ HAREKETİLETİŞİM
ŞEYH EDEBALI ( 1206 1326 )

Oğul;
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler!
Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir.
İki paralık güneş aldanıp sonrada karda ayazda kavrulup gitme.
Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin!
Ama;
Bunları nerede nasıl kullanacağını bilmezsen,
Sabah rüzgarında savrulur gidersin.
Öfke ve benliğin bir olup aklını yener!
Daima sabırlı sebatlı ve iradene sahip olasın.
Azminden dönme!

Çıktığın yolu taşıyacağın yükü iyi bil!
Her işin gereğini vaktinde yap!
Açık sözlü ol her sözü üstün alma!
Gördün söyleme, bildin bilme!
Sözünü unutma! Sözü söz olsun diye söyleme!
Ananı, atanı say, bereket büyüklerle bearberdir.
Sevdiğin yere sık gidip gelme kalkar muhabbetin itibar olmaz.
Üç kişiye acı;
Cahiller arasında alime,
Zenginken fakir düşene;
Hatırlı iken itibarını kaybedene!
Unutma ki; yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Düşmanını çoğaltma; düşmanlığın başını da sonunuda sen belirle.
Haklı olduğun da kavgadan korkma!
Bilesin ki;
Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler


H.NİHAL ATSIZ
ERTUGRUL GAZİ
OSMANLI DEVLETİNİN MANEVİ KURUCUSU
ŞEYH EDİBÂLİ
Türkler adeta yeniden bir ergenekon kıskacına girmişlerdi dağlar arasında sıkışan Türkler ile Moğol ve İl-Hanlı baskısında kalan devleti olmayan Türkler arasında ne fark vardı o günki demircinin yerine şimdi bir kahraman lazımdı. O kahraman dağılan yurtsuz kalan Türkleri bir araya getirsin ve güçlü Türk devleti kursun o kahramanı yetiştirmek veya ortaya çıkartmak da Anadolu’ya gelen dervişlerin göreviydi zaten bu dervişler anadoluya onun için gelmişlerdi. İşte Bu dervişlerden biride Şeyh EdiBâli dir.
Şeyh EdiBâli horasan’ın Merv şehrinde doğmuştur. Ailesi Yörük Türkmen oğuzların Kayhanlar kabilesine mensuptur 1206 yılında doğduğu söylenilir 1208 yılında doğduğuna dair bilgilerde vardır.
Şeyh EdiBâli’nin baba İlyas’ın halifesi olduğu söylenilir. Şeyh EdiBâli Allahın lütfu ile insani derecelerin en üstüne ulaşıp zamanın en tanınmış ismi oldu o fıkıh ilminde de zamanın en olgun alimi idi. O seçkinlerin ve halkın en makbulü oldu. Çocukluğunu horasanda geçiren Şeyh EdiBâli Türkmen kabileleri ile birlikte önce Adana bölgesinde daha sonra da karaman yöresine yerleşmiştir.
Muhittin Arabi’nin de Şam’da bulunduğu sıralarda Şeyh EdiBâli aynı şehirde büyük hocalardan ders almış bilgi ve kültürünü artırmak için gece gündüz çalışmıştır. Şeyh EdiBâli Osmanlı dönemini ilk mutasavvıfı olduğu kadar aynı zamanda ilk kadısı ve müftüsü ünvanına sahipti Şeyh EdiBâli bir çok keramet sahibi bir mutasavvıf dır dünyanın en sağlam ve en uzun ömürlü İmparatorluğunun kurulmasında manevi desteği büyük olan bir Türk İslam mutasavvıfıdır.
Tasavvuf hareketi Anadolu’nun sarsılmaz içtimayi ve sarsılmaz ortamında insanların inançlarını koruyan ve onların direncini besleyen bir sığınak gibiydi.
Şeyh EdiBâli’nin zamanında Şam’da büyük hocaların bulunması onu oraya çeken etkenlerden birisiydi Hac görevini de yerine getiren EdiBali geriye dönmemiş Batı ya doğru göç ederek Eskişehir yöresinde it burnu yani ulu dere köyüne yerleşmiştir. Şey EdiBâli Mevlana ve Yunus Emre ile çağdaşdır. O sıralarda söğüt ve çevresinde oturmakta olan kayı boyu beyi Ertuğrul bey Şeyh EdiBali yi sık sık ziyaret ediyor onun sohbetlerinde bulunuyor ondan feyiz alıyordu.
Ertuğrul beyin yanında oğlu Osman da ara sıra EdiBali yi ziyaret ediyor onun dualarını alıyordu. Şeyh EdiBâli yalnız bir İslam bilgini değil aynı zamanda Türkü seven Türk birliğini kurmak için kendini adayan Türklüğe gönül veren ömrünü bu uğurda harcayan bir İslam Türk ulusudur. Şeyh EdiBâli üzerinde çok az konuşulan ulularımızdan biridir. 7 ana rengi tek renk halinde gösteren Güneş ışığı gibidir.
Devlet çatısının 4 temel taşı Mevlana Hacı Bektaş Yunus Emre ve Şeyh EdiBali ‘ dir. Bu çatının devlet kapısı EdiBâli köşesinden açılmıştır her dönemde Türk idarecilerinin yanında ozanlar babalar bilgeler vezirler lalalar şeyhler eksik değildir. İşte Şeyh EdiBâli de bunlardan biridir.
13.asrın yarısına gelindiğinde Türk birliği önemli ölçüde sarsılmış Türkler çeşitli beyliklere bölünmüşlerdir. En büyük Türk devleti olan Selçuklular Moğolların karşısında kımıldayamayacak duruma düşmüş Selçuklu hükümdarları onların oyuncakları durumuna gelmişlerdir.
Moğollar istedikleri hükümdarları tahttan indiriyorlar istediklerini tahta getiriyorlardı. Moğol genel valisi gittikçe her şeye hakim olmaya başlamıştı. Durum bu kadar ciddi iken sultan 2. Gıyaseddin’in ölümü üzerine Selçuklu resmen Moğol imparatorluğuna tabi oldu Anadolu baştan beri Moğol hakimiyetini hazm edemez özellikle uç beyleri Selçukluya olan bağlılıklarını sonsuza dek korurlar anadolunun her yanında irili ufaklı isyanlar çıkar Moğollar çok Türk öldürmüşler ve Selçuklu devletinin gelirlerine el atıp anadoluya kendi mali sistemlerini uygulamışlardır. Bu türk tarihinin en ızdıraplı dönemlerinden biriydi.
Moğol istilasının önünden kaçıp anadoluya gelen Türkmen toplulukları Türkiye Türklüğünü çok kuvvetlendirmişlerdir. Tek asır gösterilemez ki türk milleti devletsiz kalıp esaret altında yaşamış olsun. Çökmekte olan Selçuklu imparatorluğunun varisi Moğol istila kuvveti olamazdı elbette Türk birliğini sağlamak Türke eski gücünü vermek onu tarihde layık olduğu yere çıkartmak için kökleri Ahmet Yesevi’ye dayanan erenler Türk beyliklerine dağıldılar. Bu erenler bilgili görgülü etkiliydiler. Kendilerini türkün birliğine adamışlardı, dervişdiler ama yeri geldiğinde silaha sarılırdılar.
13.ncü asırda Selçuklu hükümdarları doğudan göç eden türk topluluklarını gelecekte türk birliğini kuracakları emin oldukları Osmanlı aşiretine göndererek bazende beylerini paşalarını silah ustalarına yollayarak onların güçlenmelerini sağlıyorlardı.
Kurtuluş savaşında da Sultan Vahidettin Mustafa Kemal’i değişik kisbe altında milleti toparlasın ve hürriyet meşalesini yaksın diye Anadoluya göndermemiş miydi ? Başta Anadolu Selçuklu devleti olmak üzere bütün Türk boyları ve beylikleri karışıklık içindeydi Türkler arasındaki birlik ve beraberlik yok olmuştu.
Şeyh EdiBâli geleceği gören neyin ne zaman kimin kim olduğunu bilen bir insandı o gelecekteki Türk birliğini kayı boyunun Osmanlı beyliğini kuracağını sezmiş ve anlamıştı. Türk beylikleri kayı boyundan hem daha kalabalık hem de çok daha güçlü idiler belki de uç beyliğinin için de en küçüğü en sessiz kalanı idi.
Buna rağmen o ne Karaman oğullarına , ne Germiyan oğullarına, ne de diğer Türk beyliklerine şans tanımıyordu. Neydi EdiBalı’yi böyle düşünmeye sevk eden sebepler EdiBali öteki beyliklerinde tıpkı Selçuklular gibi çökeceklerini biliyordu.çünkü içlerinde birlik ve beraberlik yokdu kaynıyorlardı o beylikler Karaman oğulları candar oğulları karasi oğulları kutalmış oğulları aydın oğulları eşref oğulları hamit oğulları germiyanlılar ve menteş beyliği .
Şeyh EdiBâli nin görevi şimdi başlıyor Yükü hem artmış hem de ağırlaşmıştı Osman ‘ı yetiştirmeli yoğurmalı ona başarının yolunu açmalıydı. Osman deli dolu bir gençti yerinde duramıyordu çok hareketliydi. Önce ona bir başka ülkü bir başka ideal aşılamalıydı. O ülkü ve ideal de Türk birliğini sağlamak güçlü bir Türk devleti kurmak olmalıydı.
Aslında EdiBâli Osman ‘ın atılganlığına dövüş genliğine gözü pekliğine karşı değildi. Onun değiştirmek istediği konuların kullanışı idi. EdiBali biliyordu ki en büyük zafer nefsini yenmektir. Dost kendini tanımaktır. Düşman insanın kendi nefsidir. Bu yüzden Osman’ı önce nefsiyle mücadele etmeye yöneltmişti. Bu itibar ile Osman ‘ ı Alp eren olarak yetiştirmek istiyordu.
Ertuğrul gazi nin beyliği olan kayı-boyu diğer Türk beyliklerinin en büyüğü en güçlüsü değildi ama en düzenlisiydi. Töresi töre, yasası yasa , birliği birlikti. Sonra Ertuğrul gazi çok zeki idi sessizdi. İşini biliyordu onun hesabı gelecek ile ilgiliydi. O şu an tekfurlara bir şey yapamıyacağını biliyordu onun yaptığı kendisini tekfurlara saydırmak ve sevdirmekti. Tekfurlar Ertuğrul beyden kendilerine bir zarar gelmeyeceğine inanmışlardı onun isteği de zaten buydu o oğlu Osman ı gelecek için hazırlıyor kendisinin yapmadıklarını onun yapabilmesi için Osman ‘ı gayet iyi yetiştiriyordu.
Şeyh EdiBali bunu biliyordu o Türkün geleceğini bu beylikte görüyordu Türk birliğini ancak bu beyliğin kuracağına inanıyordu. Selçukluların ve Türk beyliklerinin durumlarının akıbeti belliydi yani çökeceklerdi. Moğollar Selçukluları mutlaka yıkacaklardı. Diğer beylikler ise Selçuklular dan farklı değildi Türk birliği çöküyor bu çöküntünün altında ezilmemek için kafaca güçlü vücutça dinç olmak gerekirdi.
Şeyh EdiBali Osmanlının daha sonraki yüz yıllarda da örnek olmuş Osman bey den sonra gelecek padişahlarda EdiBali’nin devletin kuruluş yıllarındaki önemini bildirdiklerinden yanlarında EdiBali’ye yer vermişlerdir
Şeyh EdiBali 120 yıllık ömrünü devlet kurmakla geçirmiş başta Osman bey olmak üzere devamlı devlet adamları yetiştirmiş Belki de Türkün kaderini değiştirmiştir. Sohbetleriyle Osman Beyi bir gönül eri hemde taktikleri ile düşman ile savaşmanın zaman ve şekillerini halka hizmetin inceliklerini hakka kulluğun yüceliklerini öğreterek onu hem bir devlet adamı hem de adil ve dindar bir Sultan olarak yetiştirdi.
Şeyh EdiBali’nin de Şeyh’i ahilik teşkilatıdır. Devletin sağlam yapılı uyumlu olmasının temel sebebi ahiliktir. Ahi birlikleri köklü kültür değişimlerinin olduğu bir dönemde birbirlerine karşı çatışmacı tavır alan grupları uzlaştırmak zayıflayan aşiret bağlarının yerine yerleşik hayat tarzına uygun koruyucu değerler meydana getirmek Bizanslılara karşı Müslüman Türk menfaatlerini korumak toplum huzurunun sağlanmasına yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur.
Netice itibarı ile Şeyh EdiBali Yıldırım Beyazıt ‘ın yanındaki Emir Sultan’dır Fatih Sultan’ın yanındaki Akemsettin Molla Gürani ve Molla Hüsrev dir. Şeyh EdiBali 2. Beyazıtın yanındaki Mesih paşadır.Yavuz Sultan Selim’in yanındaki Piri Paşa Zembilli Ali Efendi ve Kemal Paşa Zade’dir. Şeyh EdiBali Kanuni’nin yanındaki Sümbül efendi ve Merkez efendidir. Şeyh Edibali Mustafa Kemal ‘in yanındaki Ankara müftüsü Rıfat Börekçi Denizli müftüsü Ahmet Hulisi ve Maraşlı Şahin Hoca yani Sütçü İmam dır.
Hayvan ölür semeri kalır insan ölür eseri kalır insanı yaşat ki devlet yaşasın saygılı ol ki saygı göresin sözün doğrusunu söyle ki dinlensin vaktinden önce çiçek açmaz toplumu yürüten de sağlayan da bu töredir. Olmayacakla uğraşmak olacağı da yıkar geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez sözleri Şeyh EdiBali ‘ ye aittir .